Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK), bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan başkanlığında toplanıyor. Kamu personel sisteminde düzenleme ihtiyacı bulunan konuların ele alınacağı toplantıda maaş adaletsizliği, seyyanen zam, 3600 ek gösterge, sözleşmeli personelin sorunları, görevde yükselme, tayin hakları ve emeklilik sistemi gibi çok sayıda başlığın değerlendirilmesi bekleniyor. Toplantının geniş kapsamlı gündemi nedeniyle, 4/D statüsündeki kamu işçilerinin memuriyete geçirilmesine yönelik taleplerin de personel reformu tartışmaları kapsamında gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
Bakan Işıkhan başkanlığında saat 14.00’te toplanacak
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan çağrı doğrultusunda Kamu Personeli Danışma Kurulu, 8 Ekim 2026 Perşembe günü saat 14.00’te, Bakanlığın Reşat Moralı Toplantı Salonu’nda bir araya gelecek.
Çalışma Genel Müdürlüğünün 29 Eylül 2026 tarihli, Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik imzalı resmî yazısında toplantının gündemi “Kamu Personel Sistemine İlişkin Düzenleme İhtiyacı Bulunan Hususlar” olarak açıklandı.
Normal şartlarda mart ve kasım aylarında toplanan kurulun ekim ayında olağan takvim dışında toplantıya çağrılması, kamu personel mevzuatında kapsamlı değişikliklerin tartışılabileceği yönündeki beklentileri artırdı.
Toplantıya kamu kurumlarının temsilcileri ile yetkili kamu görevlileri sendikaları ve konfederasyonlarının temsilcileri katılacak.
Kamu Personeli Danışma Kurulu nedir, hangi konularda karar alabilir?
Kamu Personeli Danışma Kurulu, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 21’inci maddesi kapsamında faaliyet gösteriyor.
Kurul; kamu idareleri ile kamu görevlileri sendikaları arasında sosyal diyaloğun geliştirilmesi, personel mevzuatının değerlendirilmesi, kamu yönetimindeki sorunların belirlenmesi ve çözüm önerilerinin oluşturulması amacıyla çalışmalar yürütüyor.
KPDK, doğrudan toplu sözleşme imzalayan veya kanun çıkaran bir organ değil. Ancak burada ele alınan konular, ilgili bakanlıkların yürüteceği mevzuat hazırlıklarına ve idari düzenleme çalışmalarına temel oluşturabiliyor.
Bu nedenle bugünkü toplantıdan hemen yeni hakların yürürlüğe girmesi beklenmese de kamu personel sisteminin yeniden düzenlenmesi açısından önemli bir istişare süreci olarak değerlendiriliyor.
Maaş adaletsizliği ve seyyanen zam talepleri öne çıkıyor
Toplantıda gündeme getirilmesi beklenen başlıkların başında kamu çalışanları arasındaki maaş ve ücret farklılıkları geliyor.
Aynı eğitim düzeyine sahip veya benzer sorumluluklar üstlenen personelin farklı hizmet sınıflarında ve istihdam statülerinde farklı ücretler alması, kamu personel sisteminin uzun süredir tartışılan sorunları arasında bulunuyor.
Memur-Sen, Eylül 2026 enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, üç aylık birikimli enflasyonun yüzde 5,57 seviyesine ulaştığını belirterek kamu görevlilerinin alım gücündeki kayıpların telafi edilmesini istedi.
Konfederasyon, seyyanen zam talebini KPDK toplantısına taşıyacağını duyurdu.
Maaşların iyileştirilmesi, enflasyon karşısında alım gücünün korunması, sosyal yardımların artırılması ve ücret dengesizliklerinin giderilmesi toplantıda değerlendirilecek temel talepler arasında gösteriliyor.
3600 ek gösterge ve emeklilik hakları yeniden gündemde
Birinci dereceye yükselen kamu görevlilerine 3600 ek gösterge verilmesi konusu da toplantının önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Memur sendikaları, daha önce gündeme getirilen düzenlemenin hayata geçirilmesini ve kapsamının netleştirilmesini talep ediyor.
Ek gösterge düzenlemesi yalnızca görevdeki memurların mali hakları açısından değil, emekli aylıkları ve emekli ikramiyeleri bakımından da önem taşıyor.
Nitekim 23 Eylül 2026 tarihinde TBMM’ye sunulan, birinci dereceye ulaşmış yükseköğrenim mezunu kamu görevlilerinin ek göstergelerinin artırılmasını amaçlayan bir kanun teklifi de bulunuyor. Teklif, 1 Ekim 2026 itibarıyla Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edilmiş durumda.
Emeklilik sistemindeki farklılıklar, görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki gelir kaybı ve mali hakların emekliliğe yansıtılması da reform tartışmaları kapsamında ele alınması beklenen konular arasında bulunuyor.
Kamu personelinde istihdam statüleri yeniden değerlendirilecek
Toplantının en dikkat çekici yönlerinden biri, kamu personelinin farklı statülerde istihdam edilmesinden kaynaklanan sorunların geniş kapsamlı biçimde ele alınabilecek olması.
Kamuda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/A maddesine tabi memurlar, 4/B maddesine tabi sözleşmeli personel ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında istihdam edilen 4/D sürekli işçiler görev yapıyor.
Bunun yanında kamu kurumlarında özel mevzuata dayanan farklı personel istihdam biçimleri de bulunuyor.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, toplantı öncesindeki açıklamasında hazırladıkları kamu personel sistemi raporu doğrultusunda personel alım sistemi, istihdam statüleri, mali ve sosyal haklar, görevde yükselme, emeklilik ve merkezi personel yönetimi gibi konuları KPDK gündemine taşıyacaklarını belirtti.
4/D kamu işçilerinin memuriyete geçişi de gündeme gelebilir
PERSONEL REFORMUNDA DİKKAT ÇEKEN BEKLENTİ
Kamu personel sistemindeki statü farklılıklarının gündeme alınacak olması, özellikle yükseköğrenim mezunu 4/D sürekli işçilerin memur statüsüne geçirilmesine yönelik talepleri yeniden gündeme getirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Kamuda üniversite mezunu olarak çalışan çok sayıda sürekli işçi, eğitim durumlarına ve yürüttükleri görevlere uygun bir statü düzenlemesi yapılmasını talep ediyor.
Bu taleplerin temelinde yalnızca ücret farklılıkları değil; görevde yükselme, unvan değişikliği, kurumlar arası yer değişikliği, aile birliği, kariyer planlaması ve mesleki ilerleme gibi sorunlar da bulunuyor.
Özellikle kamu kurumlarında memur, sözleşmeli personel ve sürekli işçilerin aynı çalışma ortamında, kimi zaman benzer görev ve sorumluluklarla çalışmasına rağmen farklı mevzuata tabi olması, personel yönetiminde uygulama farklılıklarına neden olabiliyor.
4/D işçiler açısından memuriyete geçiş talebinin temel gerekçelerinden biri, öğrenim durumlarına ve yaptıkları işin niteliğine uygun bir kamu personel statüsüne kavuşmak.
Bu kapsamda, gerekli eğitim şartlarını taşıyan ve kamu kurumlarında görev yapan sürekli işçilerin belirli kriterlerle memur kadrolarına geçirilmesini sağlayacak bir yasal model oluşturulması talep ediliyor.
Böyle bir düzenlemenin gündeme gelmesi halinde kapsam, öğrenim şartı, hizmet süresi, kadro karşılığı, sınav veya diğer geçiş usulleri ile mevcut işçilik haklarının nasıl korunacağı gibi konuların ayrıca belirlenmesi gerekecek.
Ancak önemli bir ayrıntı bulunuyor: KPDK toplantısının açıklanan resmî gündeminde 4/D işçilerin memuriyete geçirilmesine ilişkin özel bir madde yer almıyor. Dolayısıyla bu konunun toplantıda görüşüleceği kesinleşmiş değil.
Bununla birlikte resmî gündemin bütün kamu personel sistemindeki düzenleme ihtiyaçlarını kapsayan geniş bir başlıkla belirlenmiş olması nedeniyle, 4/D işçilerin statü değişikliği taleplerinin de gündeme getirilebileceği değerlendiriliyor.
KPDK’nın doğrudan kamu görevlileri sendikalarının temsil edildiği bir danışma kurulu olması nedeniyle, 4/D işçileri ilgilendiren olası bir statü düzenlemesinin ayrıca işçi sendikalarının görüşleri, ilgili mevzuat ve yasama süreçleri çerçevesinde ele alınması gerekiyor.
4/A, 4/B ve 4/D personeli arasındaki farklılıklar tartışılıyor
Kamu kurumlarında farklı statülerde istihdam edilen çalışanların özlük hakları ve çalışma koşulları arasındaki farklılıklar, özellikle bakım, sağlık, sosyal hizmetler, eğitim ve idari hizmetler alanlarında dikkat çekiyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım kuruluşları, huzurevleri, engelli bakım merkezleri ve diğer sosyal hizmet kuruluşlarında bu farklılıklar belirgin şekilde görülüyor.
Örneğin aynı kuruluşta görev yapan 4/A memur, 4/B sözleşmeli personel ve 4/D sürekli işçiler; çalışma süreleri, görevde yükselme, yer değiştirme ve iş güvencesinin hukuki niteliği bakımından birbirinden farklı düzenlemelere tabi bulunuyor.
657 sayılı Kanun kapsamında memurlar için genel haftalık çalışma süresi 40 saat olarak düzenlenirken, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi işçiler bakımından genel haftalık çalışma süresi 45 saat olarak uygulanıyor. Toplu iş sözleşmeleriyle bu sürenin daha aşağı belirlenmesi mümkün.
Bu farklılık, vardiyalı ve nöbetli çalışmanın yaygın olduğu kurumlarda aylık çalışma saatlerinin farklı hesaplanmasına neden olabiliyor.
Bunun yanında sözleşmeli personelin yer değişikliği koşulları, sürekli işçilerin kurumlar arası nakil imkânlarının sınırlılığı ve kariyer basamaklarına erişimdeki farklılıklar da personel arasında sorunlara yol açabiliyor.
Kamu personel reformunun yalnızca maaş farklılıklarını değil; çalışma sürelerini, görev tanımlarını, statü kaynaklı hak farklılıklarını ve iş barışını da kapsaması gerektiği yönündeki değerlendirmeler bu nedenle önem kazanıyor.
Görevde yükselme, unvan değişikliği ve tayin hakları
KPDK’da ele alınması beklenen bir başka konu, kamu personelinin kariyer ve yer değiştirme haklarına ilişkin sorunlar.
Bazı kamu kurumlarında görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli yapılmaması, çalışanların eğitim durumlarına uygun kadrolara geçişte zorlanması ve yer değiştirme taleplerinin karşılanamaması önemli sorunlar arasında yer alıyor.
Özellikle aile birliği nedeniyle farklı illerde görev yapmak zorunda kalan çalışanların yaşadığı sorunlar, kurumlar arası nakil ve becayiş imkânlarının geliştirilmesi ihtiyacını gündeme getiriyor.
Memur ve sözleşmeli personelin yanı sıra, sürekli işçiler de görev yeri değişikliği ve aile birliğinin korunması konusunda daha açık ve öngörülebilir düzenlemeler talep ediyor.
Bu çerçevede kamu personel reformunun, yalnızca istihdam statülerini değil, çalışanların mesleki ve ailevi ihtiyaçlarını da gözeten bir yapıya kavuşturulması beklentisi bulunuyor.
4688 sayılı Kanun ve sendikal haklarda değişiklik beklentisi
Toplantıda 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun eksikliklerinin de değerlendirilmesi bekleniyor.
Kamu görevlileri sendikaları, toplu sözleşme sisteminin daha etkin hâle getirilmesi, uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının geliştirilmesi ve sendikal temsilin güçlendirilmesi konusunda değişiklik taleplerinde bulunuyor.
Memur-Sen de yaptığı açıklamada 4688 sayılı Kanun’a ilişkin değişiklik önerilerini KPDK toplantısına taşıyacağını bildirdi.
Ancak kamu görevlileri sendikalarını düzenleyen 4688 sayılı Kanun ile işçi sendikalarının toplu iş sözleşmesi haklarını düzenleyen 6356 sayılı Kanun farklı hukuki alanlara ilişkin hükümler içeriyor.
Bu nedenle kamudaki bütün istihdam türlerini kapsayabilecek bir reformun, farklı personel kanunlarının birbiriyle uyumlu şekilde değerlendirilmesini gerektireceği belirtiliyor.
Toplantıdan hangi sonuçlar çıkabilir?
Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısında görüşülecek konuların tamamının aynı gün karara bağlanması veya hemen uygulamaya geçirilmesi beklenmiyor.
Kurulun danışma niteliği gereği toplantıda dile getirilen taleplerin ilgili kurumlara iletilmesi, mevzuat değişikliği önerilerinin hazırlanması, çalışma grupları oluşturulması veya yeni bir düzenleme takviminin belirlenmesi mümkün.
Ancak maaş artışı, 3600 ek gösterge, yeni kadro ihdası, memuriyete geçiş veya tayin hakkı gibi konularda bağlayıcı değişiklik yapılabilmesi için ilgili hukuki süreçlerin tamamlanması gerekiyor.
Bu nedenle bugünkü toplantı sonrasında yapılacak açıklamalarda özellikle hangi başlıklarda ortak görüş oluştuğu, hangi konuların çalışılmaya devam edileceği ve somut bir takvim belirlenip belirlenmediği önem taşıyacak.
Kamu çalışanlarının beklentisi somut ve kapsamlı bir reform
Kamu çalışanlarının uzun süredir çözüm bekleyen sorunları, yalnızca maaş artışlarıyla sınırlı kalmıyor.
Kamu personelinin istihdam biçimlerinden görev tanımlarına, çalışma sürelerinden yer değiştirme haklarına, kariyer imkânlarından emeklilik sistemine kadar birçok alanda düzenleme ihtiyacı bulunuyor.
Özellikle aynı kurumda görev yapan farklı statülerdeki çalışanlar arasında ortaya çıkan hak ve uygulama farklılıklarının azaltılması, kamu hizmetlerinin işleyişi ve çalışma barışı bakımından önem taşıyor.
8 Ekim’de gerçekleştirilecek KPDK toplantısı, kamu personel sisteminin bütüncül şekilde ele alınması ve uzun süredir tartışılan sorunlara yönelik yeni bir düzenleme sürecinin başlatılması açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor.
Toplantının ardından açıklanacak sonuçlar; memurlar, sözleşmeli personel ve dolaylı olarak sürekli işçiler açısından hangi taleplerin değerlendirmeye alındığını ortaya koyacak.
Özellikle 4/D kamu işçilerinin memuriyete geçiş taleplerinin personel sistemi reformu kapsamında ele alınıp alınmayacağı, toplantı sonrasında takip edilecek başlıklardan biri olacak.
